0 850 532 2800 (Hafta içi: 08:30 - 17:30)

Top

Bulut Teknolojileri ile Mutlu Çalışanlar ve Kârlı Şirketler Dünyası

Bulut Teknolojileri ile Mutlu Çalışanlar ve Kârlı Şirketler Dünyası

truman

Jim Carrey’nin dillere destan bir oyunculukla başrolünü oynadığı Truman Show filmini ilk izlediğimde etkisinden uzunca bir süre kurtulamadığımı hatırlıyorum. Tüm hayatı televizyon programı olarak tasarlanmış bir dünyada geçen Truman Burbank gibi biz de başkalarının belirlediği senaryolara sığdırılmış hayatlar yaşıyor olabilir miydik? Şovun içindeki tek gerçek insan (Tru[e]-Man), 30 yaşına girdiği bölümde dizinin yönetmenine direniyor ve sonunda gerçek dünyaya ulaşıyordu.

Her geçen gün artan iş yükünün ağırlığı ve birbirini tekrarlayan etkinlikleri de düşündüğümüzde, hayatımızın önemli bir bölümünü geçirdiğimiz iş ortamında kendimizi birer Truman gibi görmemiz fantastik bir düşünce mi?

Deloitte’un yaptığı bir araştırmaya göre şirketler, çalışanların üzerlerindeki iş yükünü azaltmak için işleri basitleştirmeye çalışıyorlar. Çünkü organizasyonel karmaşa ve çalışanların üzerindeki aşırı bilgi yükü, üstüne stresli çalışma ortamı bunu kaçınılmaz kılıyor. Araştırmaya katılan her on firmadan yedisi işlerin basitleştirilmesini “önemli”, firmaların %25’i “çok önemli” bir problem olarak görüyor. Bu şirketlerin %10’u bu konuda önemli aşama kaydetmiş, yüzde 44’ü ise üzerinde çalışmaya başlamış durumda. Bu süreç içerisinde teknolojinin değiştirilmesi, yöneticiler tarafından kritik bir süreç olarak görülüyor.

KPMG tarafından yayınlanan 2014 Bulut Araştırma Raporu’na göre şirketlerin bulut teknolojilerini kullanım amaçları iki yıl öncesine göre değişim gösterdi. Artık şirketler bulutun potansiyelini maliyet verimliliğinden çok daha kalıcı bir dönüşüm ve gelişim için kullanma eğilimindeler. İşletmeleri bulut teknolojilerini kullanmaya iten belli başlı nedenler ise şöyle sıralanmış: Maliyet verimliliği, mobil işgücüne imkan sağlaması, müşteri ve ortaklarla aynı safta yer almayı mümkün kılması, bakış açısı elde etmek için veriden daha iyi faydalanmak, yeni ürün geliştirilmesi/inovasyon, yeni iş modelleri geliştirilmesi, küresel olarak paylaşımlı servis modeline kayılması, pazara daha hızlı girme avantajı.

 

rapor

Bütün bu başlıkları bir de insan kaynakları açısından incelersek, her birinin farklı yansımaları olduğunu görebiliriz. Örneğin, 2015 yılında Deloitte Küresel İnsan Kapitali Eğilimleri Araştırması’na göre, çalışanları çekme ve elde tutma, şu anda şirketlerin karşı karşıya kaldığı bir numaralı problem olarak belirtilmiş. Y kuşağı halihazırda işgücünün en büyük kısmını oluşturuyor. Bu kuşağın işletmelerden en büyük beklentileri esneklik, mobilite ve mesleki gelişimlerinin çok daha hızlı olması (Josh Bersin blog). Y kuşağını tatmin etmek noktasında işverenler, bulut teknolojilerine yönelerek bu taleplere en etkin şekilde cevap verebiliyorlar. Bu sayede en değerli çalışanları kazanmak ve tutmak için uygun ortamlar yaratabiliyorlar.

İsterseniz bunun nasıl mümkün olabileceğine biraz daha detaylı bakarak, bulut teknolojilerinin çalışan memnuniyetine sağladığı katkıları inceleyelim:

1-Mobilite: Mobil bir ortamda çalışmayı istemeyen var mıdır?
İster yolda ister evde veya uzak bir ofis lokasyonunda, çalışanlar nerede olursa olsun, bulut teknolojileri üzerinden uygulamalara, bilgiye ve dosyalara erişebilirler. Bu konsept çalışanları memnun etme ve elde tutma konusunda kritik önemde olmakla beraber, yetenekli çalışanların kazanılması konusunda da önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Deloitte araştırmasına göre, bulutun kullanılması ya artan işgücü mobilitesi çalışan verimliliğini %54 artırıyor. Yüksek iş tatmini ve esneklik de bunun diğer iki önemli faydası olarak ortaya çıkıyor.

 

2-İşbirliği: İşbirliği ve takım çalışması yeni fikirleri besler
Meslektaşlarınız, müşterileriniz ve ortaklarınızla olan etkileşim bilgi alışverişini, mesleki ve kişisel gelişimi besleyen fikirleri daha da geliştirip büyütmenize olanak sağlıyor. Bulut teknolojileri nerede olursa olsun, bu grupların birbirleriyle olan işbirliğini mükemmel ve dinamik bir şekilde mümkün kıldığı için de önemli bir işbirliği platformu yaratıyor.

 

3-Verimlilik: Zamanı daha iyi ve etkin kullanmak nasıl daha kolay sağlanabilir?
Zamanı akıllıca kullanmak verimlilik için olmazsa olmaz bir koşul. Bulut teknolojileri üzerinden çalışarak günlük aktiviteleri daha elverişli ve daha hızlı şekilde yapabiliyoruz. Web veya mobil tabanlı programlar üzerinden dosyaları indirebiliyor ve üzerinde çalışabiliyoruz. Satış raporları, gider raporları, müşteri görüşme formları gibi formların doldurulmasını buna örnek olarak verebiliriz. Ofisim CRM gibi bulut uygulamaları üzerinden her türlü bilgiyi özelleştirilmiş alanlar yaratarak sistem üzerinden çalışma ve ekibinizle paylaşma olanağına sahip oluyoruz.

 

4-Profesyonel Gelişim: Yaşamak için nasıl hava ve suya ihtiyacınız varsa, başarı için de profesyonel gelişime ihtiyacınız var
Sürekli kendi sınırlarınızı zorlamak, uzun dönemde başarı için önemli bir kriter. Bulut teknolojileri ile eğitim sürecini kolaylaştırmak birçok şirket tarafından gitgide daha sık uygulanan bir yöntem haline geliyor. Çünkü kullanması kolay olan yeni öğrenme platformlarında, mobil cihazlar üzerinden erişim sağlayabilmeniz, şirket içi ve dışı içeriklere ulaşabiliyor olmanız öğrenme sürecinde önem taşıyor.

 

Özetle, hangi sektörde olursa olsun çalışanlar müşterilere sunulan teknolojiler gibi kendilerine de benzer teknolojik imkanlar sunulmasını istiyorlar. Daha azının, özellikle genç çalışanlar için mutsuzluğa ve iş tatminsizliğine yol açması muhtemel. İşgücünün yaklaşık %50’sini oluşturan (Hay Grup Araştırması) Y neslinden sonra internet ve teknoloji ile dünyaya gözlerini açan Z neslinin de geriden geldiğini düşünürsek, konunun önemi daha da artıyor. Mobilite ulaşımı daha da hızlandırıyor ve işverenlere daha fazla yeteneğe ulaşma imkanı sağlıyor. Bu sayede, çalışanlar ofiste olmasa bile, işbirliği, uzaktan çalışma ortamı, araçların etkin biçimde kullanılması ile daha üretken bir ortam sağlayabiliyorlar. Bütün bunlar da en nihayetinde şirketlere karlılık olarak geri dönüyor. Reel dünyada Truman Show’daki gibi mükemmel şekilde işleyen bir SeaHeaven dünyası yaratmak ütopya olsa da böyle bir adada yaşamanın düşüncesi bile güzel değil mi?